3 Eki 2010

Diyanet'ten başörtüsü açıklaması

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Din İşleri Yüksek Kurulunun Müslüman kadınların başlarını örtmesinin ya da örtmemesinin kendi tercihleri olduğunu belirterek dindeki yerini açıkladı.


Bardakoğlu, Kocatepe Konferans Salonu'nda düzenlenen Din Görevlileri Haftası kutlama etkinliğine verilen arada gazetecilerin sorularını yanıtladı.


'MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Ani Harabelerinde cuma namazı kılmasını nasıl değerlendirdiğinin' sorulması üzerine Bardakoğlu, 'Allah cumalarını kabul eylesin' dedi. Her zaman namaz kılanın, dua edenin yanında olduklarını dile getiren Bardakoğlu, kendilerine düşenin namazlarının kabul olması için dua etmek olduğunu söyledi.


Daha önce Ayasofya'da da cuma namazı kılma girişimi olduğunun anımsatılması üzerine Bardakoğlu, 'Ayasofya'nın ayrı bir konu olduğunu' ifade etti.


Sümela Manastırı, Akdamar ve St. Paul gibi kiliselerde Hıristiyanların ayin yapmasını din özgürlüğünün bir parçası olarak gördüklerini vurgulayan Bardakoğlu, bunun, Türkiye'nin din özgürlüklerine verdiği önemin bir göstergesi olduğunu belirtti.


Din özgürlüklerinin gelişmesinden ve genişlemesinden korkmamak gerektiğine işaret eden Bardakoğlu, şöyle konuştu:


'Din özgürlüklerini geliştirmek bizim ecdadımızdan aldığımız bir gelenektir. Kendimize ve dinimize saygının bir gereğidir. Bırakalım bu topraklarda insanlar nasıl istiyorsa, neye inanıyorsa, nasıl yaşamak istiyorsa kendi özgür iradeleriyle tercihte bulunsunlar. Kimse kimseyi baskı altına almasın. Artık mahalle baskısının tarihe karıştığını görmek istiyoruz. Mahalle baskısını, bir insanın bir insana hiçbir yönde baskı yapmasını onaylayamayız. Çağımız bireysel özgürlüklerin geliştiği bir çağdır. Yeter ki, toplumsal huzurumuz, birliğimiz, dirliğimiz bozulmasın.'


MHP'nin bu girişimi de din özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir mi' sorusunu Bardakoğlu, 'Cuma kılınmasından daha tabii ne olabilir, elbette kılınacak. İsteyen istediği yerde cuma namazı kılar' diye yanıtladı.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, başörtüsü konusunda, 'Diyanet'e sorulsun' sözlerinin hatırlatılarak, 'Size bu konuda danışıldı mı' diye sorulması üzerine Bardakoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığının, Din İşleri Yüksek Kurulunun, 'Müslüman kadınların başlarını örtmesinin dini bir vecibe olduğu, dini bir gereklilik olduğu ve 14 asırdır Müslüman kadınların başlarını dini vecibe olduğuna inandıkları için örtmekte olduklarını ve genel resmin bu olduğunu' defalarca söylediğini belirtti.


-'ARTIK MAHALLE BASKISINI BIRAKIN'-


Bir dinin gereğini yerine getirip getirmemenin kişilerin kendi dindarlık tercihi olduğuna dikkati çeken Bardakoğlu, şunları söyledi:


'Bir kişi ben Müslümanım diyorsa bizim için onu Müslüman saymak yeterlidir. Artık namazını kılıp kılmaması, ibadetini yapıp yapmaması, orucunu tutup tutmaması, içki içip içmemesi, başını örtüp örtmemesi kendi tercihi olduğundan o bir yargılama ve derecelendirme konusu olmamalıdır. Biz sadece dinin doğru bilgisini Müslümanlara açıklarız ama bireylerin özgürlüklerine sonuna kadar saygılıyız. Bu itibarla da ne başını kapatan bir insanın bir kısıtlamaya, herhangi bir incinmeye maruz kalmasını onaylarız ne de başı açık bir insanın sırf bu sebeple incitilmesine, baskıya maruz kalmasına onay veririz.


Artık mahalle baskısını bırakın. İnsanların birbirlerine hayat tarzları sebebiyle bireysel baskı ve sitemde bulunmasını, bireysel incinmeler olmasını dahi doğru bulmuyoruz. Rotamız, özgürlükleri, toplumsal bir anlayış, karşılıklı sevgi saygı ortamında geliştirmek, özgürlüklerin gelişmesinden korkmamak ama toplumsal birliğimizi, dirliğimizi, huzurumuzu da korumaktır.'


Başörtüsü konusundaki tartışmaların hatırlatılması üzerine Bardakoğlu, bu tartışmalara girmeyeceğini, sadece dinin genel ilkesini söyleyeceklerini bildirdi.


Bardakoğlu, 'Tarlada çalışan, üniversitede okuyan, büyük şehirde yaşayan insanların aynı davranışları, aynı kıyafeti benimsemesini beklemek doğru değil. Tek tipleştirme çağdaş dünyanın ortak anlayışlarına aykırıdır' dedi.
AA


(www.timeturk.com - Cuma 01.10.2010 - 17:34)

Hiç yorum yok: