4 Haz 2011

ARAŞTIRMACI-YAZAR HÜSEYİN ALBAYRAK; EVLİYA ÇELEBİ’Yİ ANLATTI


‘Trabzon Sanatevi 3. Sanat Günleri’; 3. günün 2. program bugün (03 Haz 2011 Cuma) saat 16.00’da icra edildi. Türkiye Yazarlar Birliği(TYB) Trabzon Şubesi etkinlikleri çerçevesinde Araştırmacı-Yazar Hüseyin ALBAYRAK, ünlü seyyah “Evliya Çelebi”yi anlattı.



Programa Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Kansız, İlkhaber Gazetesi sahibi-Yazar Salih Çamoğlu, TMMOB Mimarlar Odası eski Başkanı Bekir Gerçek, Yazar Refik Karaağaçlı, TYB Trabzon Şube Başkanı İbrahim Sağlam ve birçok yazar, şair ve sanatçı katıldı.



Programın sunuculuğunu ise Mehmet Köse ve açılış konuşmasını ise TYB Trabzon Şube Başkanı İbrahim Sağlam yaptı. Ardından Araştırmacı-Yazar Hüseyin Albayrak, sunumunu yapmak üzere kürsüde yerini aldı.






Önündeki dizüstü bilgisayarından ekrana yansıyan slâyt gravürlerin desteği ile Seyahatnamesi ile ünlü Seyyah Evliya Çelebi’yi çeşitli yönleriyle anlatan Albayrak, özellikle Seyahatname’nin Trabzon Bölümü üzerinde durarak izleyicilere önemli bilgiler verdi. Albayrak:

“Karadeniz deyince, eski deyince bazılarının aklına Rumlar ya da Yunanlılar geliyor. Eğer bunlar bilgisizlik ve gaflet değil ise bu vatana ihanettir.

Çünkü Trabzon kurulduktan en az 2500 yıl sonra Miletli denizciler; M. 756 yılında ticari amaçlarla önce Sinop’u ele geçirmişler ve ardından Trabzon’a gelmişlerdir.

Trabzon günümüzden 5 bin, hatta bazı kaynaklara göre; 7 bin yıl önce kurulmuştur. Kesin tarih, bilinmemekle beraber araştırmacılardan 10 bin yıl diyenler bile vardır.

Miletliler, Trabzon’a geldiklerinde Trabzon Kalesi ve bölgede yaşayan Turanî halka rastlamışlardır. Kaleyi ele geçirdiklerinden yöre halkı kale dışında yaşamaya başlamıştır.

Bölge birçok kavmin egemenliğinde kalmıştır. Milletliler gelmeden önce en az 2.000 yıl evvel Trabzon vardı. Trabzon’un Turanî kavimler (Türkler) tarafından kurulmuş, çok eski bir şehir olduğunu belirten araştırmacı ve tarihçiler arasında Herodotes, Frierdich Hrozny, Alman Tarihçi Fallmerayer, Diyarbakırlı Said Paşa, Hüseyin Hüsamettin efendi, Trabzonlu Mehmet Aşıki, Şemsettin Sami, Charler Texier gibi isimler vardır.

Turanî kavimlerin Karadeniz sahillerine inerek, yurt edinmek için birçok yerleşim noktaları ve bölgesel site şehirleri kurdukları bilinmektedir. Böylece bu yöreler Türklerin ikinci anayurdu olmuştur. Herodotes’e göre; Trabzon yöresinde İskitler oturmaktadır. Herodotes’in İskit dediği gerçek de Sakalar’dır.

Üzülerek belirtmek gerekir ki, bizim yerli yazarlarımızdan bazıları da derinlemesine araştırmaya girmeden hep bu Yunan ve kasıtlı yabancı kaynaklara itibar edip, aynı hataya düşmüşlerdir. Hatta resmi yayınlarda bile bu yanlışlıkları görerek üzülmekteyiz.

Trabzon’da Kommen Krallığı dönemi 1204-1461 yılları arasında olmak üzere sadece 257 yıl sürmüştür. Trabzon Karadeniz de en son 26 Ekim 1461 yılında tekrar fethedilerek, Türk yönetimine girmiştir” dedi.



Trabzon ile ilgili Gravürleri ekrana yansıtarak Trabzon’daki tarihi eserler hakkında bilgiler de veren Albayrak;

“Fetihten sonra Trabzon’a ilk yerleştirilenler Amasya halkından insanlar olmuştur. Bunlar Trabzon kale içerisinde Amasya Mahallesini kurmuşlar, Amasya Camii adı ile cami yaptırmışlar ve Çifte hamam diye anılan hamamı inşa etmişlerdi. Ancak bu hamam yol gerekçesiyle bugün yok edilmiştir. Bunun sorumlularını huzurlarınızda kınıyorum.

1. Tanjant yolu geçirilirken, keşke eski adıyla ‘Süleyman Mektebi’ sonraki adıyla Gülbahar İlköğretim okulu, Şirin Hatun Mescidi, Zeytinlik Camii, Cudibey ilköğretim Okulu ve İran Mescit ve Mektebi yıkılmamış olsaydı. Onların taşları numaralandırılarak yeniden uygun yerde ihyası mümkündü. Yabancılar böyle yapıyor. Tarihlerine sahip çıkıyorlar. Bizde de böyle yapılabilirdi.

Ortahisar’dan Bahçecik Mahallesi’ne giderken yol üzerindeki Padişah II. Beyazıd’ın oğlu Trabzon Valisi Şehzade Abdullah Paşa tarafından yaptırılan İç Kale Camii (Yukarı Hisar), 1470 yılında Trabzon’da yapılan ilk İslami eser olmuştur. Eski eser tescilli Cami; proje hazırlığı safhasında Tanjant yolu geçecek diye eski eserlikten çıkartılmış, ancak sonradan Tanjant Yolu Güzergâhı değiştirilmişti.

Bazı kent yöneticileri yüzyıllar sonra yapılan yolu daralttığı gerekçesiyle (1999 yıllarında) yıkılacağı söylentileri çıktı: Çok üzüldük.

Geçenlerde gördüm. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğünce çok güzel bir şekilde restore edilmiş. Çok güzel olmuş. Emeği geçenlerden Allah razı olsun.”




Ortahisar Fatih Büyük Camii, Ayşe Gülbahar Hatun Camii ve Türbesi, Ayasofya Müzesi(Camii) hakkında ve bazı kitabeler hakkında bilgiler veren Albayrak, tapularımız ve Anadolu’nun Türk Mührü niteliğinde olan eserlere sahip çıkılması istedi. Albayrak:

Trabzon ile ilgili yapılan araştırmalarda bu seyahatname bilgilerine sıkça ihtiyaç duyulmaktadır. Dönemlerinde hiçbir eserin olmadığı düşünülürse; bu seyahatnamenin önemi daha iyi anlaşılır.

2011 yılı uluslararası bir kararla ‘Evliya Çelebi Yılı’ olarak kabul edilmiştir. Bu yıl içinde çeşitli zeminlerde ve çeşitli kurum ve kuruluşlar Evliya Çelebi’den çokça söz ederek, programlar düzenlenecek, yayınlar yapılacaktır” diyerek, konuşmasını sonlandırdı.



Programın sonunda; Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Kansız tarafından Araştırmacı-Yazar Hüseyin Albayrak’a katılım belgesi takdim edildi.




Trabzon Sanat Evi’nin kuruluş amaçları doğrultusunda gerçekleştirilen 3. ulusal sanat günlerinde; resim, karikatür, fotoğraf, belgesel, kısa film gösterimleri, tiyatro, Türk Halk ve Türk Sanat Müziği konserleri, müzik dinletileri, söyleşi ve paneller, şiir dinletileri, atölye çalışmaları, imza günleri ve folklor gösterileri devam edecek ve ‘Trabzon Sanatevi 3. Sanat Günleri’ etkinlikleri; 10 Haziran 2011 Cuma Günü sona erecektir.
 
Trabzon Haber Ajansı – 03.06.2011-Cuma

**
EVLİYA ÇELEBİ

 
((25 Mart 1614 (1611?)-1682/84?))



Evliya Çelebi, 25 Mart 1614’de İstanbul’da doğmuştur. Aslen Kütahya’nın Zeregen Mahallesindendir. Varlıklı ve saraylı bir ailenin oğludur. İyi bir eğitim almıştır.

Hiç evlenmemiştir. Gördüğü bir rüya üzerine ünlü seyahatlerine başlamıştır. Seyahat için gittiği her yerde itibar, ilgi ve yardım görmüştür.

1671 de yine gördüğü bir rüya üzerine hacca gitmiştir. Sudan ve Habeşistan’da 8-9 yıl kalmıştır. Bu seyahati son seyahat olmuştur.

Daha sonraki hayatı hakkında bilgi edinilememiştir.

10 ciltlik eser vermiştir. Eserleri; kültür ve araştırmacılar için önemli kaynak teşkil eder. Eserleri sade olup Türkçe dilini kullanmıştır. 10 ciltlik eserinden 1. Cildi yalnızca İstanbul’a ait olup 2. Cildinde ise Trabzon ve havalisine de yer vermiştir. Evliya Çelebi, ölümünden bir buçuk yüzyıl kadar sonra Hammer tarafından keşfedilmiştir.

17.yüzyılda izlediği rota; Ruslara ilham kaynağı olmuştur. Rus Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Oleg Tumanov, Karadeniz ülkelerinin turizm ilişkilerinin gelişmesi için onun eserinden yararlanarak; “Evliya Çelebi Turu”nun iyi fikir olacağına inandığını söylemiştir.

Araştırmacı-Yazar Hüseyin Albayrak:

Hani bir söz vardır: Nehirler akar Türkler Bakar…
Bizim durumumuz aynı. Bizim olan Evliya Çelebi’nin değerini eloğlu nasıl anlamış ve de bundan nasıl yararlanmak istemiş. İlgililerin dikkatlerine sunmak isterim…” diyor.

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi, ilk olarak 1848’de Kahire’de yayınlanmış. Daha sonra İstanbul’da 1896’ da başlanan basımın ilk 6 cildi 1902’ de basılmış ve 7 ve 8. Ciltleri 1928’ de ve 9 ve 10. Ciltleri de 1938’ de Milli Eğitim Bakanlığınca basılmıştır. Yani 10 ciltlik eser, tamı tamına 42 yılda basılabilmiştir.

Evliya Çelebi Padişah Sultan İbrahim zamanında Trabzon’a vali olarak atanan Ketencizade Ömer Paşa’nın kethüdası olarak; Ağustos 1640 yılında Trabzonlu Fırtıloğlu gemisi ile İstanbul’dan Trabzon’a hareket etmiştir.

Seyahatnamesinde; yol boyunca uğradığı birçok yer, yer alır. O tarihlerde Trabzon dâhilinde kalan Bafra, samsun, Ünye, Faça, Perşembe hakkında kısa bilgiler verir. O tarihlerde köy olan Ordu’ya uğramadan Giresun’a geçer. Buradan Görele’ye ve Yoroz’a… Yoroz Burnu dönülünce de buradan Trabzon’u gördüklerini ifade eder.

Seyahatnamede yer alan yerler ile ilgili yapılan araştırmalarda bu seyahatname çok önemli bir kaynaktır. Bu nedenle araştırmacılar bu bilgilere sıkça ihtiyaç duyar. Evliya Çelebi’nin yaşadığı dönemlerde çok az eserin olduğu dikkate alınınca bu eserin değeri çok daha iyi anlaşılır.

Seyahatname’nin yazarı ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin nerede ve ne zaman öldüğü meçhuldür. 1682/84 yılında öldüğü ileri sürülmektedir.

Trabzon Haber Ajansı – 03.06.2011-Cuma